Kasım 2009 için arşiv




>***örgü bebek battaniyesi

>

eltimin 5 aylık bebeği için ördüm..bayramda hediye etmenin mutluluğunu yaşıyorum….yapılışını en yakın zamanda anlatacağım …bu örnepği derya baykal hanımın programında nimet hanım göstermişti..ben oradan  çıkardım…

ÖRNEK ANLATIMI:önce seçeceğimiz İKİ renkten birisi ile başlıyoruz.bu yüzde iki rengi,diğer yüzde ana rengi kullanacağız..bu örgüde püf noktası iki renk sağ uçta takılı olup ana renk ise örgünün sol ucunda takılı olacak..istediğimiz genişlikte zincir çekiyoruz..ben nako vizon,kartopu zincir iplerini kullandım..4 no veya daha kalın bir tığ kullanabilirsiniz.daha sonra 7 zincir çekerek eşit aralıklarla kafesler yapıyoruz…

sıra sonunda sarı ipi bırakıp ikinci rengimize(battaniyede MAVİ  renge,örnekte kırmızı renge-yani ana renge)geçiyoruz.kenara sabitledikten sonra sarı ile yaptığımız kafesler arkada kalacak şekilde önden,kafeslerin ortasına iki trabzan yapıyoruz-3 zincir çekip aynı yere 2 trabzan daha yapıyoruz.diğer kafese geçerken arada hiç zincir çekilmiyor..

sıra bitince arkayı çeviriyoruz…yine kırmızı ipimizle7 zincir çekip bir önceki sırada yaptığımız trabzanlı örneğin aralarına batıyoruz.almadan sık iğne ile batıyoruz.bu defa ikinci rengin kafesleri oluştu..

kırmızı rengi önce trabzanla örnekledik, arka sırada kafeslerini yaptık..şimdi arkayı döndürüp ikinci rengimizi (battaniyede krem renk burada yeşil) takıyoruz ve trabzanlı örneği uyguluyoruz..

trabzanlı yeşil sırayı bitirince arkayı çevirip yine yeşille 7 zincirli kafesleri yapıyoruz..yani hangi rengi örersek iki defa geçiyoruz..

burası püf noktası.yeşil ipi kafesleri yapıp sarı ile aynı kenara getirince orada bırakıyoruz..sıra başından kırmızıyı alıp örüyoruz..bu aşama modeli oluşturuyor…BİR ÖNCEKİ SIRADAKİ KIRMIZI İPİN  7 ZİNCİRLİ KAFESİ İLE ÜST SIRADAKİ YEŞİLİN TRABZANLARI ARASINDAKİ 3 ZİNCİRLİ kısma beraber batarak kırmızı örneği oluşturuyoruz..bu sırada yeşil ipin kafesi için yaptığımız 7 zincir arkada boşta kalıyor..onu da bir sonraki sırada kullanacağız..

kırmızıyı bitirip arkayı çevirince boşta kalan yeşil zincirler görünüyor sanırım.yine kırmızının 7 zincirini bata çıka sıranın sonuna ulaştık.ipi orada bırakıp,örgüyü çevirmeden sıra başından sarı ipe geçeceğiz…

sarı iple; boşta kalan yeşil ipin zinciri ile üst sıradaki kırmızının 3 zincirli arasını beraber örüyoruz..

bu defa da kırmızının kafesleri yukarıda görüldüğü gibi boşta kalıyor…yine sarı ile kafesler yapılıp ip yeşil iple aynı kenarda bırakılacak ve kırmızıya geçilecek…hadi kolay gelsin….(yaklaşık 700 gr ip kullandım)

Reklamlar

1 yorum 29 Kasım 2009

>***örgü şal ve boyundanlık

>

ŞAL VE BOYUNDANLIKLAR:
Evet yeni bir kış daha başladı..soğuk kış günlerinde sıcacık şallar ve boyundanlıklar örmeye ne dersiniz..netten seçtiğim güzel modelleri sizlerle paylaşmak istiyorum…

Add a comment 16 Kasım 2009

>***bebek yeleği

>

BEBEK YELEĞİ:
Artmış olan akıllı iple minik yelek ördüm…hediye yaptım..tığ ile boyundan başladım..ikili trabzan ile ördüm..üzerini güllerle süsledim..

Add a comment 16 Kasım 2009

>***MUTLU BİR EVLİLİK

>HARİKA BİR EVLİLİK


İÇİN TAVSİYELER

Evliliklerde tutkunun ve romantizmin zamanla kaybolmasını nasıl engelleyebilir ve o ufak heyecanların yıllar sonra taze kalabilmesi için neler yapabiliriz? İşte size mutlu ve uzun süreli evliliklere sahip olmak için yapılması ve dikkat edilmesi gereken şeyler… Birlikteliğinizde heyecan, tutku ve saygıyı kaybetmemenin yolları…

Hepimiz uzun yıllar mutlu evlilik yaşayan, iyi günde de kötü günde de birbirlerinden kopmayan ve hala birbirlerine saygıyla bağlı çiftlere gıptayla bakarız. Evliliklerde tutkunun ve romantizmin zamanla kaybolmasını nasıl engelleyebilir ve o ufak heyecanların yıllar sonra taze kalabilmesi için neler yapabiliriz? İşte size mutlu ve uzun süreli evliliklere sahip olmak için yapılması ve dikkat edilmesi gereken şeyler…

HER GÜN

– Ona değer verdiğinizi gösteren küçük bir şey yapın.

Hiç beklemediği bir anda onu öpün. Eşinizin bulabileceği bir yere ( yastığın altına, cebine) notlar yazın.

Aptalca, komik, ciddi olabilir. Ya da sadece ´Seni düşünüyorum´ demek için beklemediği bir anda telefon açabilirsiniz.

– En azından bir öğünü birlikte yiyin.

Akşam yemeklerini birlikte yiyemeyecek olsanız bile en azından günde bir öğünü birlikte yemek için program yapın.

– Her gece sohbet edin.

En az 10-15 dakika gününüzü nasıl geçirdiğinizi birbirinize anlatın. Yanınızda kimse olmadığında sohbet etmeye çalışın. Böylelikle daha iyi temas sağlarsınız.

– Ani hareketlerden kaçının.

Konuşmadan önce düşünmeye veya bir anda parlamamaya çalışmalısınız. Çünkü sözler ağızdan bir kez çıktı mı, telafi edilmesi güç olur. ´Üzgünüm, öyle söylemek istemedim´ deseniz bile, o sözcükler eşinizin kulağında yankılanmaya devam edecektir.

– Dokunun.

Sarılma, el ele tutuşma ve cinsel içerikli olmayan diğer dokunma formları ilişkiyi güçlendirir.

HER HAFTA

– Bir yerlere gidin, sadece ikiniz…

Bir kafede kahve için, sinemaya gidin veya uzun yürüyüşlere çıkın. En iyi yol hafta da bir gün belirlemektir. Pazar sabahları veya Cumartesi akşamları. Böylelikle hafta boyunca o zamanı iple çekersiniz. Bu zamanı kutsal bir zamanmış gibi kabul edin ve ölüm kalım meselesi haline getirin. Bu sizin birlikte vakit geçirmek ve bir şeyler paylaşmak için en özel gününüzdür.            
– Yakınmaktan vazgeçin.

Kızgınlıklara sebep olan yanlış anlamalar, küçümsemeleri ve eleştirileri doğurabilir. Bu yüzden en kısa zamanda bu düşünceleri kafanızdan atmaya çalışın. 24 saat içinde olması en iyisidir.

– Takdir ettiğinizi hissettirin.

Herkes kabul görmeyi sever. Eşinizin nelere değer verdiğine dikkat edin. Takdir ettiğinizi söyleyerek, dokunarak, ona not yazarak, hediye alarak veya birlikte vakit geçirerek bunu gösterebilirsiniz.

– Dışarı çıkın ve haftada en az üç kez egzersiz yapın.

Benim zaten yaşım geçmiş diyerek egzersiz yapmamak için kendinize bahane uydurmayın. Kendinize evlenmeden önce dikkat ettiğiniz gibi dikkat etmeye devam etmelisiniz.

– Birbirinize vakit verin.

Bu zamanları birbirinize önceden haber verin ki eşiniz de kendi programını yapabilsin. Siz arkadaşlarınızla alışverişe giderken o da ilgilendiği bir hobiyle vakit geçirebilir veya arkadaşlarıyla görüşebilir.

HER AY

– Aşıklar gibi davranın.

Bir hafta sonu tatili planlayın. Ya da bir bebek bakıcısı ayarlayarak evde yalnız geçirebileceğiniz vakit yaratın.

– Onun sevdiği bir şey yapın.

Evlilik, uzlaşma gerektirir. Zaman zaman siz pek hoşlanmasanız da eşinizin sevdiği şeyleri beraber yaparak ona verdiğiniz değeri gösterebilirsiniz.

– Değişiklik yapın.

Monotonluk günlük hayatın stresleriyle birlikte çekilmez bir hal alır. Bunun önüne geçmek için kendinize yeni uğraşlar yaratabilir, eşinize sürpriz hazırlayabilir veya bugüne kadar hiç görmediğiniz yerleri ziyaret edebilirsiniz.

HER YIL

– Baş başa tatile çıkın.

Bu tatil çok pahalı olmak zorunda değil. Önemli olan birlikte farklı ortamlara girmektir. Tatilinizi planlamak da eğlenceli olacaktır.

– Eşinize bir mektup yazın.

Onun neden özel olduğunuza dair düşüncelerinizi yazabilirsiniz.

– Birlikte düşünün.

Gelecek on yıl içerisinde nerede olmak istiyorsunuz? Hayallerinizi paylaşın. İş ve parayla ilgili konuşmaları bir süreliğine bir kenara bırakın.

ALINTIDIR…

Add a comment 16 Kasım 2009

>*** 7 ADIMDA HAYAT

>7 ADIMDA DAHA MUTLU OL:

1- Halinden Memnun Biri Ol :

Her daim şikayetle yaşayanlardan olmayı bırak. İşlerin iyi gitmiyorsa yakında düzelir. Sevdiğin insanı hala bulamadınsa bekle, gelecek yakında nasıl olsa. Yoruldunsa dinlen geçer, açsan ye doyarsın, üzüldünse sevinirsin… Dünyanın her hali geçicidir. Aynı hızda ve aynı yükseklikte gitmek mümkün değildir. Rüzgar dağları iner çıkar, ovaları geçer, vadileri dolanır ama rüzgarlığı bırakmaz. Rüzgar gibi ol, gerektiğinde kasırga gibi es, gerektiğinde meltem gibi, gerektiğinde çekil köşene kimseye bulaşma, gerektiğinde lodos ol. Ama rüzgarlığından şikayet etme.

2- Çiçek Kokulu Bir Eşyan Olsun

Çiçek kokulu bir yarin olsun, en güzeli odur. Yoksa da bir silgi edin, gül koksun mesela. Araban varsa bol bol karanfil kokan kokuluk edin. Araba benim neyime, tek vasıtam ayaklarım diyorsan al bir menekşe kokulu parfüm, her durakta iki fısfıs yap kendine. Kendini çiçek gibi hisset asıl. Tüm dünyanın karmaşasında, insanı boğan kalabalıkta, bir karanfilin güzel duruşundan daha iyi nasıl yaşanabilir bu hayatta!

3- Eşsiz Ol

Sen, sen olduğun için eşsizsin. Bu dünya için vazgeçilmezsin. Sen olmadığında bu evren bir eksik, unutma! İlk olarak, -hangi kaçık söylediyse- “Mezarlıklar kendilerinin vazgeçilmez olduğuna inanan insanlarla doludur.” diyenlere kulak asma. Senin mesleğini yapan binlerce insan olabilir ama hiçbirisi senin gibi gülemiyor, senin gibi kızamıyor, senin gibi yaşamıyor hayatı. Parmak uçlarımızın, retinalarımızın, yüz yapımızın bir benzeri yoksa; kalbimizin, hislerimizin, bakışlarımızın, insanlığımızın da bir benzeri yok. Tek kelimeyle eşsiziz.

4- Hayır Demekten Korkma

Gerektiğinde ´hayır´ de. Bazen ´hayır´ların ´evet´lerden daha fazla değerli olduğunu unutma. İstemeyerek bile olsa, iyilik yapmak için bile olsa söylediğimiz her ´evet´ başımıza daha çok olumsuz işler açacaktır. Yapabilirlik alanımıza girmeyen istekler için ´hayır´ diyebildiğimiz gün hem kendimize hem de isteklerini gerçekleştiremeyeceğimizden dolayı hüsrana uğrayacak insanlara büyük bir iyilik yapmış oluruz. ´Hayır´ diyelim ´hayır´ işleyelim.

5- İkiz Kardeşini Unutma

Dünya senin ikiz kardeşindir. Sen mutluysan o da öyledir. Sen hüzünlüysen dünya daha hüzünlü olur. Dünya dediğin, senin gözünün gördüğü, kulağının işittiği, cep telefonun kapsama alanı kadar bir yerdir. Oralara hükmedebilirsin, oralarda olup bitene yön verebilirsin. Dünyanın dönüşü ve kalbinin atışı kardeştir. Unutma ve kardeşini sev. Onu koru ve kolla ki o da sana tüm şefkati, merhameti ve sıcaklığıyla davransın.

6- Dünya Hayatı Bir Gündür, Unutma!

Kocaman bir ömür yaşasak da aslında yaşadığımız ömür bir günden ibaret. Gözümüzü kapattığımızda hayat bir kısa film gibi kısacık zamanda gözümüzün önünde geçerken, o günü ne kadar iyi yaşadıysak mutlu bir vedaya da hazırız demektir. Eğer dünya hayatının bir günden ibaret olduğunu ve o günün de bugün olduğunu bilirsek, her günümüz kendiliğinden güzelleşecek ve mutlu sonlara kendimizi hazırlamak kolaylaşacaktır. Kim son gününü dolu dolu, bütün saniyelerin nabzını tutarak yaşamak istemez ki…

7- Küçük Olsun Benim Olsun

Hayatınızda tümüyle size ait bir şeyler olsun. A´dan Z´ye kendi tasarımınızın, üretiminizin, düşüncenizin bir ürününü masanızın üzerine koyun ve kasılarak dostlarına gösterin. Örneğin, kibritten Truva atı yapın, taşlardan Mona Lisa tablosu, mercimekten Galata Kulesi. Biraz zahmetli olsa da bunun benzerini çevrenizde yapacak bir babayiğit olmayacağı için bu uğraşınız size bir hoşluk, evinizin bir köşesindeki bir boşluğa da doluluk katacaktır. Madem kitap okuyoruz, bir kitap da siz yazın. 3-5 sayfa olsun yeter. Kapağını kafanıza göre tasarlayın. Yakınızdaki bir renkli-ozalit çıktı alıcılarında bastırıp, katlattırıp koltuğunuzu altına koyun. Bana da gönderin ki, bu gezegende yalnız olmadığımı görüp sevineyim. İşte bu iş için size bir neden daha! Daha ne yapayım sevgili okur?

ALINTIDIR…

Add a comment 16 Kasım 2009

Sayfalar

Kategoriler

Bağlantılar

Meta

Takvim

Kasım 2009
P S Ç P C C P
« Eki   Ara »
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30  

Posts by Month

Posts by Category