Ağustos 26th, 2009 için arşiv




>-*KANSEROJEN KATKI MADDELERİ

>Gün geçtikçe daha çok miktarlarda tüketilen bu katkı maddeleri, beslenmeyle ilgili kalp hastalıkları, allerjik astım ve ürtiker gibi çeşitli hastalıkların gelişimine yol açıyor.

İşte kullanmaktan kaçınmanız gereken 10 katkı maddesi:

  **Aspartam (sentetik tatlandırıcı) Equal ve NutraSweet marka tatlandırıcı ve binlerce gıdada bulunan tatlandırıcılar eleştirilere maruz kalıyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylansa da, birçok araştırmada aspartamın kanserle ilişkisi olduğu açıklanıyor. Ayrıca FDA’nın tartışılır aspartam onaylaması meclis soruşturmasına davetiye çıkarıyor.

**Kısmen hidrojene nebati yağ (trans yağlar): Trans yağ asitleri, sıvı bitki yağlarını hidrojen bulunan bir ortamda ısıtarak elde ediliyor. Hidrojenleme olarak bilinen işlem raf ömrünü uzatmak için yapılıyor. Birçok sağlık uzmanı bu yağların koroner damar hastalıkları riskini ve kötü kolesterol düzeyini artırdığı konusunda aynı fikri paylaşıyor. New York City geçen günlerde restoranlarda suni trans yağ kullanımını yasakladı.

 **Sodyum Nitrit: Sodyum nitrit sıklıkla koruyucu madde olarak kullanılıyor. Yediğimiz bazı etler bu maddeyle korunuyor. Sodyum nitrit kanser riskini artırıyor, çünkü nitrit kızartma tavasında ya da midemizde asitli ortamla karşılaşınca kanserojen bileşime dönüşüyor.

   **Suni Renklendiriciler: Birçok suni renklendirici içeren gıdaların üretiminde sentetik boya kullanılıyor. Yıllarca FDA, fırınlanmış yiyecekler, meşrubatlar ve şekerlemelere sertifika verirken birçok boyanın da kullanımını yasakladı. Halen bazı sağlık grupları onaylanmış boyalar Mavi 1 ve 2, Kırmızı 3 ve Sarı 6’nın kanser riskine yol açtığını iddia ediyor.

    **Olestra: Yağsız patates cipslerinden bulunan katkı maddesi olestra, daha çok Olean markası ile biliniyor. FDA tarafından onaylanmış olmasına rağmen, yıllardır üzerlerindeki “Bu gıda olestra içermektedir” uyarı etiketiyle gıdalarda bu madde kullanılıyor. Olestra temel vitaminlerin emilimini engellediği gibi karın ağrısına ve mide-bağırsak sorunlarına yol açabiliyor.

   **Stevia: Doğal tatlandırıcı yerine geçen Stevia, FDA’nın yasaklanmış katkı maddeleri listesinden çıkarıldı. Halen diyet bütünleyicisi olarak kullanılan Stevia’nın gıda katkı maddesi olarak kullanımına izin verilmiyor. Dünya Sağlık Örgütü, kanserojen olmadığını buldu, fakat daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtti.

    **Sakarin: En eski suni tatlandırıcı olarak bilinen sakarin birçok diet ürününde ve sodalarda bulunuyor. İlk kez 1907 yılında Amerika Tarım Departmanı (USDA) tarafından yapılan araştırmayla sağlık riski olduğu bulunan sakarinin, bu tarihten sonra kanserle ilişkisi olduğunu gösteren çok sayıda araştırma yapıldı. 1977 yılında FDA tarafından kullanımı yasaklanan sakarinin halen kanserojen olma olasılığı üzerinde duruluyor.

    **Sülfitler: Kesilen meyve ve sebzelerin kararmaması için kullanılan bir kimyasal. Önce güvenilir olduğu düşünülen sülfitin daha sonra ölümcül alerjik reaksiyonlara neden olduğu bulundu. 1980’lerde Meclis çiğ sebze ve meyvelerde sülfit kullanımını yasaklaması için FDA’yı zorladı. FDA bundan beri sülfit yasağını genişleterek katkı maddesi olarak da kullanımını yasakladı.

    **BHA & BHT: Gıdalarda otooksidasyon oranını düşüren iki kimyasal BHA (butylated hidroxyanisole E320) ve BHT (butylated hidroxytoluene E321), gıdalarda renk, koku ve tat değişikliğini önlüyor. Antimikrobiyal, antioksidan özellikleri ve besinlerdeki E vitaminini koruma özellikleri nedeniyle kullanılıyor. Bazı araştırmalar, BHA’nın kanserojen olabileceğini gösteriyor.

      **Bone Phosphate (E542): Hayvan kemiklerinden üretilir. Topaklanmayı engelleyici ajan, emülgatör ve gıda takviyelerinde fosfor kaynağı olarak kullanılır. Esas kullanımı bununla birlikte kozmetiktir. (diş macunu gibi). Ürün hayvan kemiklerinden yapılır, domuz ve sığır gibi. Müslümanlar, Yahudiler vejetaryanlar ve Hindular sakınmalıdır

Reklamlar

Add a comment 26 Ağustos 2009

>-*HİJYEN HAKKINDA BİLMEDİKLERİNİZ..

>

1. Hijyen, Yunan sağlık ve temizlik tanrısı `Hygieia`dan ve `Ay`dan geliyor. Eski yunanlılar temizlik öncesi çift vardiya çalışırlardı.


2. İnsan vücudu 1.000`e yakın bazı bakterilerin evidir. İnsan vücudunda ABD`de yaşayan insanlardan daha fazla mikrop var.


3. Anti bakteriyel sabunlar enfeksiyondan korumada diğer normal sabunlardan daha çok etkili değildir. Ayrıca, oldukça geniş bir yelpazede, bakteri ve mantarlara karşı etki gösteren antiseptik ajan olan triclosan, sabun, sıvı sabun, vb. temizleyici ürünlerde ve dezenfektanlarda sıklıkla katılır. Hatta Triclosan`ın seks hormonlarını bozduğu, isteksizliğe neden olduğu ileri sürülüyor.


4. Mikroplardan korunma! 11 bin çocuk üzerinde yapılan araştırmada hijyenik ürünlerin egzama ve astım riskini artırdığı belirlenmiştir.


5. Hintliler el ve ayaklarının dışında vücutlarının geri kalanını yıkadıklarında milyonlarca bakterinin yaşamlarını tehlikeye atacağını, hasta olacaklarına inanır.


6. İyi ki böyle düşünenler sadece rahipler..


7. Sabun ismini mitolojik Sapo dağından geliyor


8. Eski Mısırlılar ve Aztekler idrar torbası yüzünden cilt sorunları yaşarlardı. İdrarda bulunan üre, bakterileri de öldürür.


9. Temizlikle ilgili küçük bir zafer de, İngiltere`nin ortaçağ kralı 4. Henry zamanında olmuş. Kral 4. Henry dinsel krallık seramonilerine katılanların en az bir kere yıkanmasını istedi.


10. 18. yy`da Londra`da insanlar dışkılarını pencereden sokağa atarladı. Daha sonra sokaklar suyla yıkanırdı.


11. Florida`da bir 7. sınıf öğrencisi okuldaki bilim fuarında, fast food restaurantlarının dondurma makinelerinde tuvalet lavabolarından daha fazla bakteri bulunduğunu belirterek ödül kazandı.


12. Yere düşen bir yiyeceği hemen almanızın bir önemi yoktur, bakterinin yiyeceğe bulaşması için zamana ihtiyacı yoktur. Düştüğünde zaten bulaşmış olur.

13. İlk diş fırçasının nasıl yapıldığını duyunca çok şaşıracaksınız. İlk diş fırçası 1498 yılında Çin`de, Sibirya domuzunun kısa ve sert kıllarından, büyük baş hayvanların kemikleri oyularak yapıldı. Ancak düzenli diş fırçalama Amerikalı askerlere 2. Dünya Savaşı boyunca zorla kabul ettirilebildi.


14. Mısır koçanınızı ezmeyin. 1935 yılında, Amerika`nın Kuzey Tissue bölgesin de mısır koçanından yapılan kıymıksız tuvalet kağıdı gururla sunuldu. Öncesinde tuvalet kağıdı olarak farklı birkiler kullanılmıştı.


15. NASA, uzay mekiği tuvaleti tasarlanması için son olarak 23.4 milyon dolar harcadı. Yerçekimi olmayan uzayda, tuvalet için dakikada 850 litre emme teknolojisine sahip tuvalet geliştirdiler.


16. Hastanelerin temiz tutulmasıyla ilgili ilk kampanya 1843 yılında Oliver Wendell Holmes Sr. tarafından başlatıldı. Ancak bu kampanya o zaman için insanları küçük görme olarak algılandı ve çok eleştirildi. Amerikan Doğum Uzmanu Charles Meigs, daha sonra “Doktorlar centilmen insanlardır ve centilmenlerin elleri temiz olur” diyerek durumu toparlamaya çalıştı.


17. Avrupa ve Amerika`da 17. ve 19. yy arasında hastanelerdeki bebek ya da anne ölümleri hemşire ve doktorların hijyenik olmamaları yüzünden gerçekleşti.


18. Televizyon da ödürür. Arizona Üniversitesi uzmanları hastane odalarında yer alan TV kumandalarını inceledi ve tuvaletten çıkanların ellerinden daha kötü bir sonuca ulaştı. Kumandaların, antibiyotiğe dirençli Staphylococcus bakterisi yaydığını ve hastanelerde gerçekleşen enfeksiyonel ölümleri artırdığı belirlendi.


19. Ellerinizi iyi yıkamazsanız enfeksiyon sebebiyle kısa sürede yaşamınızı yitirebilirsiniz.

20. Tüm bunlardan sonra bugün ne kadar hijyenik bir ortamda bulunduğumuzu farkettiniz mi?


yazı ALINTIDIR











Add a comment 26 Ağustos 2009

>-*evde mayonez yapımı

>

Mayonez nasıl yapılır bilmiyorsanız, sadece bir yumurta sarısının koskocaman bir bardak ayçiçek yağını emip katılaşması size garip gelebilir. Gerçekten garip.

Bir çırpma kabına yumurtanın sarısı konulur. Ama beyazından ayırmak için çok çaba sarfedilmez; biraz beyazından da girsin içine. Çırpma kabında ya da mikserde yağ bulaşığı olmaması çok müühimdir.

Mikserle bu yumurta sarısı çırpılmaya başlanır ve mayonezin yapımı bitene kadar çırpılmaya ara verilmez.

Yumurta sarısının güzelce çırpıldığına kanaat getirdikten sonra yağdan bir damla damlatılır. (Çırpmaya hiç ara verilmiyor.) Bu yağ yumurta tarafından iyice emildikten sonra yarım çay kaşığı daha yağ ilave edilir. Bu da yumurta tarafından iyice emildikten sonra üst üste 3-4 çay kaşığı yağ ilave edilir. Bu yağ da yumurta tarafından iyice emildikten sonra kalan yağ 3-4 seferde kaba boşaltılır. Her seferinde yağ koyduktan sonra yumurta yağı çekene kadar çırpılır.

Eğer yumurta yağı çekmeden yağ ilave ederseniz mayonez kesilir. Süt kesiği gibi bir görünüm olur ve bunu ancak yağ yerine kullanabilirsiniz. Böyle bir durumla karşılaşırsanız baştan deneyin ve bozuk mayonezi yağ niyetine kullanın. Aman dikkat; mikseri ve çırpma kabını hiç yağ kalmayacak şekilde yıkamadan başlamayın; o da kesilir yoksa. Ama bu kesilme işi sizi korkutmasın. Onlarca sefer yaptım, sadece iki kere başıma geldi. İlk başlarda o da.

Tüm yağ yumurtaya yedirildikten sonra sirke konur ve biraz çırpılır. Yağ kokusu gidecek, kokusu mayoneze benzeyecektir. Sirke yedirildikten sonra limon suyu konur ve biraz çırpılır. Mayonezin rengi sarıdan beyaza dönecektir. En son olarak da tuzu ilave edin. Tuz da karışınca mikseri artık kapatabilirsiniz.

Eğer rengi sizi tatmin etmediyse yumurtayı koyarken beyazından biraz daha fazla karıştırın sarının içine. Yok; yine de olmadı, daha beyaz olsun diyorsanız, içine bir miktar oksijenli su (Hidrojen Peroksit), çamaşır suyu (Sodyum Hipoklorit) veya bir başka beyazlatıcı (mesela ekmeklere sıkça konan Aseton Peroksit) koymayın. Onları ancak insan sağlığına önem vermeyen hazır gıda üreticileri koyar. Siz tam beyaz olmasa da böyle tüketin.

Afiyet olsun.

Add a comment 26 Ağustos 2009

>-*PRATİK BİLGİLER

> Yeni alınan ayakkabılar ayağı sıkıyorsa, 2 dakika buhara tutup giyilir.

 Halıdaki sigara yanıkları üzerinde zımpara kağıdı ile dairesel hareketler yapılır.

 Mobilyaların halı üzerindeki izlerini yok etmek için; bir parça buz koyup beklenir ve süpürge gezdirilir.

 Kızartma yağı birkaç defa kullanılabilir. Kızgınken içine bir dilim ekmek atılınca kara leke olursa, artık kullanmamalıdır.

 Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin

 Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

 Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.

 Tutkal lekelerini çıkarmak için, sirke ile ıslatıp, bol su ile durulanmalıdır.

 Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.

 Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.

 Çay lekesi:

 Pamuklu ve yünlülerde: leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur.

 Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir.Ilık su ile çalkalanır.

 Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın

 Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.

 Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin

 Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız

 Tertemiz olacaktır.

 Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.

 Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin

 Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.

 Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.

 Sararan teflon tava ve tencerelerin içerisine bir miktar su ve birazda çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirincede önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın

 Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak suy doldurup sıkı sıkı sallayın

 Dibi tutan tencereleri bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

 Musluklarınızı temizlemek için bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin sonuç daha mükemmel olacaktır.

 karnı baharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığı fark ederisiniz.

 Kullandığınız salçaların bozulmamasını istiyorsanız üzerini düzleyerek biraz zeytin yağı ilave ederek uzun süre saklayabilirsiniz.,

 Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.

 Pirinç ve bakliyatların saklanması için cam kavanozları tercih edin.

 Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın.Sonra bolca durulayın.

 Rafadan pişireceğiniz yumurtaların çatlamaması için kabın içine fincan tabağı koyarsanız,çatlamasını önlersiniz.

 Domatesi kolay soymak için, bıçağın sırtıyla kabuklar, soyulacak yönün tersine sürtülür, veya kaynar suda bir dakika bekletilir.

 Patlıcanların acısını almak için, soyunca tuzlu suda bekletilir.

 Buzdolabından çıkardığınız yumurtanın akı ve sarısının birbirine karışmaması için hemen kırın.

 Sebzeleri tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin. Tuzlu su sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

 Sosislerin patlamasını önlemek için; fırın yada ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanı yeterli olacaktır.

 Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın

 Taze ceviz lekesini elden çıkarmak içi, eller önce bir – iki dakika sirkeye batırılmış bir pamukla ovulur, sonra soğuk suyla ovulur ve yıkanır.

 Çamaşırdaki pas lekesi için lekenin üzerine limon damlatılıp ütülenir.

 Çikolata sosu hazırlanırken içine biraz kahve konursa tadı çok daha değişik olur.

 Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız. Unla beraber çöplerde düşer.

 Zeytin yağı lekesini çıkarırken bir lokma ekmek içi yuvarlanıp lekenin üzerine gezdirilmelidir.

 Soğanların üzerine biraz un serpilirse kavururken kararmaz.

 Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç parça çiğ patates atın, fazla tuzu çekecektir.

 Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.

 Yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutulup biraz bekletilir.

 Evde ortaya çıkan karıncaları yok etmek için kahve telvesi kullanmanız iyi sonuç verecektir.

 arlaklığını kaybeden çelik tencereler ısıtılmış sirke ile ovulup sonra iyice durulanır, ve bir bez parçası ile parlatırsanız tencereniz pırıl pırıl olur.

 Etleri limon suyu ile pişirirseniz hem çabuk hem de lezzetli olur.

 Mantar sotelenirken tencerenin kapağı açık olursa, hem mantarların suyunu vermesi hem de kararması önlenir.

 Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

 Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna biraz tuz koymayı ihmal etmeyin.

 Pastaların daha gevrek olması için hamurun içerisine bir çay kaşığı tuz atın (tatlı – tuzlu farketmez)

 Bir kumaşı benzin yada başka bir leke çıkarıcı ile silmeden önce oldukça tuzlu bir su ile silerseniz leke çıkarıcı iz bırakmaz.

 Eğer örtünüze meyve suyu dökülürse hemen tuz serpin ilk yıkamada çıkacaktır.

 Ağız kokusu için kahve çekirdeği çiğneyin.

 Cam tencerede yemek pişirirken kapağın buharlaşmaması için iç yüzeyi limon kabuğu ile silinir.

 Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için bir bardak suya iki çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu tavanızın içine dökün 10 dakika kaynatın.

 Lavaboyu temizlerken tuzla bastırarak silince hem iyi temizler hem de kokuları giderir.

 Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıkların kötü kokusunu gidermek için içine bir parça kesme şeker koyun.

 Pilavınızı tekrar ısıtırken bir kabın içine su koyup bu kabın üzerine pilav tenceresi koyularak ısıtılırsa pilav taneli kalır tazeliğini muhafaza eder.

 Patates pişirirken suyuna bir kaşık sirke konursa hem rengi sarı kalır hemde daha lezzetli olur.

 Halının rengini canlandırmak için en son suyuna sirke konur.

 Çizik zeytin yağ ve limonla servis esilirse daha lezzetli olur.

 Sütü ocağa koymadan tencere soğuk suyla çalkalanırsa süt kaynarken dibine yapışmaz.

 Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve temiz yıkandığını göreceksiniz.

 Renkli gömlekler yıkanmadan önce iki saat sirkeli suda bırakılırsa renkleri canlı olur.

 Yoğurdu sulandırmak için tahta kaşıkla üstten almak gerekir.

 Elbiselerin fermuarları yıkarken bozuluyorsa makineye atmadan önce kapatılır.

 Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itsenizde çeksenizde kapanmaları zorlaşır. Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.

 Baş ağrısı için: Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin. (Birkaç tane)

 Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız.

 Sarap şiselerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun içine atın.

 İçkilere güzel tat ve görüntü vermek için: Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.

 Buz dondururken: Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür. Kaynamış suda oksijen azalır… Buda buzun mat görünmemesini sağlar.

 Dişlerinizi doğal temizleyin: Çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.

 Küçük yanıklar için: Temiz bir süngeri hafifçe ıslatın buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne koyun. Yanmış yerin üzerine hafif hafif kompres yapın.

 Ağız kokusu için: Kahve çekirdeği çiğneyin.

 Arı, sivri sinek sokmalarına karşı: Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehir’i alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.

 Fermuarlar sıkışırsa: Kurşun kalemle fermuar dişlerinin üzerini karalayın.

 Gözlük camları: Gliserin ile silerseniz buğulanmadığını göreceksiniz.

 Ayakkabılarınız ayağınızı sıkıyorsa: Bir bardak saf alkolü ayakkabınızın içine dökün. İyice derisine yedirin ve giyin. Derisi ayağınıza göre açılacaktır.

 Cam sil ile deri ayakkabılarınızı silmeyi hiç denediniz mi?

 Çiçekleriniz için, haşladığınız yumurtanın suyunu saksıya dökün.

 Gülleriniz boyunlarını bükerse, ilk önce sıcak suya sonra soğuk suya batırın.

 Sigara küllerini saksınıza koyarsanız yapraklardaki kurt böcek vs. yok edersiniz.

 Kapılarınızı vs. cila yaparken: Cila olmamasını istediğiniz yerlere vazelin sürün buralara cila taşarsa bile kuruyunca çok kolay çıkarabilirsiniz.

 Akü başları oksitlenirse cola sürerseniz oksitlenmeyi önlersiniz

 Fareleri kaçırmak için nane yağını bir karton parçasının üzerine sürün farelerin geldiği yere koyun.

 Boya fırçaları sertleşmiş ise kaynamış sirkeli suda bekletin yumuşadığını göreceksiniz.

 Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa, asetonla silin

 Mangal ızgaranızı temizlemek zordur: Ilıkken cam sille temizleyin veya ılıkken nemli gazete kağıdına sarın bir müddet sonra sertleşmiş artıkların yumuşadığını göreceksiniz.

 Boya kokusunu gidermek için iki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine atın bunu da kokulu odaya koyun.

 Cam kırıklarını temizlersiniz fakat kıymıkları göremezsiniz bunu da temizlemek için ıslak pamuk imdadınıza yetişir.

 Ağzı dar şişe kavanoz temizlemek için biraz deterjan biraz su bir kasık pirinç çalkalayın

 Balık kokan tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.

 Kesik limonu nasıl saklarsınız: Küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.

 Ampülün üzerine biraz parfümünüzden sıkınız yakıldığında mis gibi kokar odanız.

 Patates haşlarken: Haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz. Aynı zamanda patatesler daha çabuk.

 Soyulmuş patateslerin kararmadan saklanabilmesi için: Saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.

 Pastaların daha gevrek olması için: (tatlı*tuzlu farketmez): Hamurun içine bir çay kaşığı tuz atın.

 Dereotonu saklamak için: Temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın, bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamaya bırakabilirsiniz.

 Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için: İki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1 saat buz dolabında bekletin.

 Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.

 Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar.

 Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemekkaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.

 Reçel yapacağınız meyvaları iyice yıkayıp kurulamalısınız. Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.

 Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz, çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.

 Katı haşlanan yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutun ve bir süre soğuk suda bekletin. Su kabuğun gözeneklerinden girerek soymayı kolaylaştırır.

 Mantar sote pişirirken, tencerenin kapağını açık bırakırsanız, hem mantarların su koyuvermesini hem de kararmasını önlersiniz.

 Pişirip sakladığınız yumurtaları, çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.

 Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır. Son kullanıcı olan müşteriye ulaşıncaya kadar hijyenik ortamlarda saklanması bir zorunluluktur. Denetim altında kesildikten sonra bakteri üretimine yol açmaması için +40 C’ de saklanmalıdır. Tavuk eti müşteri tarafından satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise,temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler *180 C’ de 3 ay kadar saklanabilir. Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etininmermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.

 Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.

 Satın alınıp buzdolabında saklanan yeşil sebzeler bir süre sonra canlılıklarını yitirirler. Tekrar canlı hale getirmek için ise, yıkanıp 10-15 dakike kadar 2 litrelik suya katılmış 1 yemek kaşığı limon suyunda bekletilmesi yeterli olacaktır.

 Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir sirkeli suyla silmek yeterlidir.

 Evinizde mayonez yaparken zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.

 Yeşil salatalık malzemelerini elinizle koparırsanız vitaminleri yok olmaz.

 Balık çorbası yaparken:Suyunun daha lezzetli olması için balıkları en az 45-60 dakika kaynatın. Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.

 Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.

 Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.

 Sosislerin patlamasını önlemek için fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.

 Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun süre taze tutacaktır.

 Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz ? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.

 Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.

 Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın.Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.

 Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku bırakmıyorsa, size daha pratik ve ucuz bir önerimiz var. Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın. Daha sonra soğumaya bırakın. Fırınınız umduğunuzdan da güzel kokacak.

 Elmanın faydaları bitmez. Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak artık çok kolay. Bir elmanın kabuğunu soyup lahanın pişme suyuna ekleyin. Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahananın hazmı daha kolay olacak.

Add a comment 26 Ağustos 2009

Sayfalar

Kategoriler

Bağlantılar

Meta

Takvim

Ağustos 2009
P S Ç P C C P
    Eyl »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Posts by Month

Posts by Category